mehdi nin çıkış alametleri sizi çok şaşırtacak
Mehdi'nin çıkış alametleri ile ilgili Peygamber Efendimiz (sav)'in pek çok hadisi bulunmaktadır. Bu hadisler birçok büyük İslam aliminin kitaplarında bizlere nakledilmiştir. Bu bölümde söz konusu hadislerin günümüzle olan bağlantıları incelenecektir.
Bugünekadar “Mehdiyim” diyenlerin hepsi şeytanın kuklasıdır, maskarasıdır. Bu çıkanlar yalancıdır, sahtedir, soytarıdır. Gelecek olan Hazret-i Mehdi’nin alâmetlerini Hadis-i şerif’lerden öğreniyoruz. “Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa, Allah-u Teâlâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir.
Dolayısıyla Bediüzzaman, bu sözleriyle Hz. Mehdi (a.s.)'nin henüz gelmediğini ve gelmesinin tüm İslam alemi tarafından beklendiğini vurgulamaktadır. Bediüzzaman Hicri 1300'lü yıllarda yaşamıştır. Kendisinden sonra gelecek asır olan Hicri 1400'lü yıllar Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış zamanıdır.
TALUD KISSASI. Muhammed b. Hanefi'den (r.a.) rivayet edildi ki: Bir gün biz Hz. Ali'nin yanindayken birisi Hz. Mehdi'den sual etti. Ali (r.a.) "Heyhat" dedi. Sonra eliyle bir dokuz yaptı ve sonra da O ahir zamanda, kişiye "Allah'dan kork , Allah'dan kork"denildiği zamana çıkar dedi. (ve şöyle devam etti): Bulutların semada
Kıyamet Alametleri, sf.109) Hz.Mehdi'nin çıkış alametidir. Yahya Sahte Peygamberlerin Çoğalması Sahte peygamberlerin ortaya çıkışı, hadislerde haber verilen Hz.
Site De Rencontre 100 Gratuit Et Illimité. Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. Kıyamet Alametleri, s. 166 "İkdiddurer" isimli kitapta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad alışılmışın dışında şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32 Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek.Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32 Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461 Mehdi'nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Bazı kişiler bu ateşi; sebepsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkesin bulunduğu yerden mutlaka göreceği tarzda bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki kıyamet alametlerinin meydana gelişi sırasında imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz. Böylece insanlar akıllarını, vicdanlarını, iradelerini kullanarak karar verirler. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı anlatılsaydı, daha önce de belirttiğimiz gibi herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu sebeple kıyamet alametleri ile ilgili hadisler özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir. Ateş alametini de bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebepsiz yere çıkmaz; ya bir kaza ile ihmal neticesinde veya kasıtlı bir olay ile çıkar. Mehdi'nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şeklinde çıkmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine ve ortaya çıkış vaktine uygun olmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır. Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın, Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi'ni çok büyük bir ateş sarmıştı. Bu ateşle ilgili o dönemdeki yazılı kaynaklarda yer verilen bazı açıklamalar şöyledir - Kuveyt'de yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep oldu. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karıştı. Her gün 10 bin tondan fazla is, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlar bulut gibi körfez üzerinde asılı durdular... Yalnız Körfez değil, onun şahsında Dünya yandı. M. Necati Özfatura, Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, s. 175 -Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye'nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyordu ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan'dan bile görülebiliyordu. Hürriyet, 23 Ocak 1991 -Kuveyt'te ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yandı. Uzmanların "söndürmek son derece zor" dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye'den Hindistan'a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyebileceği bildirildi. Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirlettiler. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arz ediyordu. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlattı... Kuveyt'in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç olduğu açıklandı. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplayarak ülkeyi yaşanmaz hale getirdi ve varlıklı olanlar Kuveyt'i terk ettiler. Dahran'daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag'ın New York Times'da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezi'ndeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumuşakça ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı verdi. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kanserojen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklandı. M. Necati Özfatura, Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, s. 171 Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut* denilen vadide sönük vaziyettedir... Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, * Berehut Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. Kamus Tercemesi, 1/550 1991 yılının Temmuz ayında Irak'ın, Kuveyt'i işgal etmesi ve Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi'ni çok büyük bir ateş sarmıştır. Saddam'ın emriyle askerler Kuveyt'teki petrol kuyularını ateşe verdi. Önceden yer verdiğimiz hadis-i şerifin yukarıdaki ilk kısmında, ateş için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasıyla meydana geldiğine göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. O halde burada toprak altından çıkarılan petrole işaret ediliyor olabilir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusu olarak düşünülebilir. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline gelmektedir. "O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar." O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateştir. "O ateş insanları, malları yakar bitirir." O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep olmaktadır. Bunun yanında malları yakarak, maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir. "Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır." O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılmaktadır. "Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir." O ateşin hem gündüz, hem gece devamlı yandığı anlaşılmaktadır. "O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur." O ateşin çok yükseklere kadar tırmandığına ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geldiğine işaret edilmektedir. "Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak." Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın alışık olduğu kırmızı "tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.
1. Bölüm "Bu bölümde değerli bir çalışma olduğuna kanaat getirdiğim ve okunmasını elzem gördüğüm araştırmacı yazar Musa Yusuf'un Pamuk Yayıncılık'tan yayımlanan "Mehdilik ve Altınçağ" isimli çalışmasında lüzumlu gördüğüm yerleri okuyucunun faydasına aynen iktibas ettim." Mehdi'nin çıkış alametleri ile ilgili Peygamber Efendimiz'in pek çok hadisi bulunmaktadır. Bu hadisler birçok büyük İslam aliminin kitaplarında bizlere nakledilmiştir. Bu bölümde söz konusu hadislerin günümüzle olan bağlantıları incelenecektir. Bu hadislerin, içinde bulunduğumuz dönemin ortam ve şartlarını açıkça tarif ettiklerini ve çok yakın geçmişte arka arkaya gerçekleşen bazı kritik olayları mucizevi bir biçimde haber verdiklerini göreceğiz. Daha önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi gerek Mehdi'nin çıkışı, gerekse kıyamet alametleri ile ilgili hadislerin art arda gerçekleşmeleri belirli bir döneme işaret etmektedir. Ve tüm alametlerin hicri 14. yüzyıl başından 1979-1980 itibaren sırayla ortaya çıkmaları, içinde bulunduğumuz dönemin Mehdi'nin yeryüzünde bulunuş yılları olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. En doğrusunu Allah bilir Şimdi hadislerde bildirilen Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerini ana maddeler halinde inceleyelim. FİTNELERİN ÇOĞALMASI HARAMLARIN HELAL SAYILMASI ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI DÜNYANIN HER YERİNİ KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN SARMASI İRAN-IRAK SAVAŞI AFGANİSTAN'IN İŞGALİ FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ RAMAZAN'DA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜLMESİ BÜYÜK VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ GÜNEŞTEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI DEPREMLERİN ÇOĞALMASI BİR KÖYÜN YOK OLMASI 1 Fitnelerin Çoğalması Fitne kelimesi, insanların din konusundaki imtihanlarının şiddetlendiği olayları, ortam ve şartları tarif eder. İnsanların yaşam şartlarının güçleştiği, Allah'ın ve dinin çeşitli şekillerde yalanlanarak insanların imanlarının zayıflatılmaya, yok edilmeye çalışıldığı şiddetli imtihan ortamları dini terminolojide fitne ortamı olarak tanımlanır. Aşağıdaki hadis de Hz. Mehdi'nin çıkışından önce müminlerin imanlarının zayıflayacağını ve buna sebep olacak hadiseleri haber vermektedir "Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker iyiliği öğütleyip kötülükten men etme imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem Arap olmayan ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir." Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66 Eğer kısaca özetleyecek olursak, Mehdi öncesi şu olaylar belirecektir Ölüm Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı. Açlık Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı. Felaketler ve doğal afetler sonucunda kıtlıkların, açlığın artması. Fitneler Haramların küçük-büyük herkesin arasında, alabildiğince yaygınlaşması ve teşvik görmesi. Her türlü ahlaksızlığın herkesin gözleri önünde yapılması. Bidatlerin ortaya çıkması Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkarılan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi. Dini anlatma imkanlarının kaybolması İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk. Fitne ortamları sağlam imana sahip müminler için imanlarının, sabırlarının ve ahiretteki derecelerinin artmasına vesile olurken, zayıf ve yüzeysel imana sahip geniş kesimlerin ise imanlarını kaybetmelerine ya da daha da zayıflamalarına yol açar. İşte Mehdi bu tür bir fitne ortamının en yoğun ve şiddetli olarak yaşandığı bir dönemde ortaya çıkacaktır "Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek." Mektubat-ı Rabbani, 2-258 Diğer bir hadiste de ahir zamanda "batı" tarafında karışıklık, fitne ve korku olacağı haber verilmektedir "Mağrib'de batıda karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak. " Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, İmam Şarani, 440 Bir başka hadiste de Mehdi'nin her yere erişmiş çok yaygın bir fitne varken ortaya çıkacağı bildirilmektedir "Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir." El-Kavlu' l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23 Hadiste herkese ulaşacak, hızla yayılacak bir fitneden bahsedilmektedir. Yani herkesin haberdar olacağı, dine ve Allah'a karşı ortaya sürülen bir fitne insanların imanlarını hedef alacaktır. Günümüzde, Allah'ın varlığına ve yaratmasına karşı öne sürülen en büyük ve geniş çaplı akım materyalist felsefedir. Bu felsefenin kendisine dayanak aldığı sözde bilimsel temel ise "evrim teorisi"dir. Hiçbir bilimsel ve mantıksal delile dayanmadığı, tamamen akıl ve bilim dışı olduğu halde, güçlü propaganda, aldatmaca ve göz boyama yöntemleriyle bu safsata dünya çapında belirli materyalist odaklar tarafından kitlelere empoze edilmeye çalışılmaktadır. Bugün evrim teorisinin gerek basın gerekse televizyon yoluyla hemen hemen girmediği hiçbir ev, bu teoriyi duymayan hiç kimse yok gibidir. Bu durum, bütün Batı dünyası için geçerli olduğu gibi ülkemiz ve hatta diğer tüm Müslüman ülkeler için de geçerlidir. Öyle ki ders kitaplarına bile sokulmuş olan bu teori, öne sürdüğü sayısız yalan ve göz boyamalarla daha çocuk yaşlardan itibaren telkin edilmekte, tesadüfler sonucunda meydana geldikleri, maymundan türedikleri gibi gülünç safsatalarla insanlar yanıltılmaktadır. İlkokullardan, üniversitelere kadar gençlerin evrimci yalanlarla beyinleri yıkanmaktadır. Dahası, Peygamberimiz'in hadisinde belirttiği gibi her yere nüfuz edecek ve hızla yayılacak böyle bir fitne ancak günümüzün teknolojik imkanlarıyla basın, yayın, internet, uydu iletişimi, vs… gerçekleşebilir. Gerçekten de bugüne kadar Allah'ın varlığına, yaratılışa ve dine karşı savaş açmış, dünya çapında yaygın bir başka fitne daha geçmişte görülmemiştir. Tüm bunlar Mehdi'nin çıkış zamanının içinde yaşadığımız döneme rastladığına dair önemli işaretlerdir. Hadiste ayrıca Mehdi'nin gelmesiyle bu fitnenin sona ereceği de belirtilmektedir. 2 Haramların Helal Sayılması Günümüzde fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram olmalarına rağmen halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Üstelik bu haramları işleyenler övülmekte ve teşvik edilmekte, işlemeyenler ise yerilmekte ve aşağılanmaktadır. Yapılan istatistikler ise bu konudaki sayının giderek arttığını göstermektedir. Son birkaç on yıl içinde son derece yaygın bir hale gelmiş bu sınır tanımayan, helali, haramı umursamayan, her türlü azgınlığı mubah sayan yaşam tarzı hadislerde tarif edilen ortamı çok açık bir şekilde yansıtmaktadır. Mehdi'nin çıkış habercisi olan bu karanlık ortam hadislerde şöyle tarif edilir "Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir." Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26 "Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise… küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir." Mektubat-ı Rabbani, 2-259 "Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır." El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23 3 Allah'ın Açıkça İnkar Edilmesi "Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi gelmez." Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 27 Bu hadiste Mehdi öncesinde insanların büyük bir bölümünün inançsız ya da ateist olacağına ve ayrıca onların da bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek, açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. Günümüzde bu durum o derece açık hale gelmiştir ki, Allah'ı inkar edenler "modernlik ve çağdaşlık" isimleri altında itibar görmekte, halk bu yönde teşvik edilmektedir. 4 Müslümanlara Baskının Artması Dinsiz idarelerin Müslümanlar üzerindeki baskı ve zulümlerinin artması da Mehdi'nin çıkış alametlerindendir.[1] Kaynaklar [1] 1474total visits,1visits today
18 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi "İkdiddurer" isimli kitapta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad alışılmış şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32 Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166 Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyle ki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32 Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461 Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 289 Hz. Mehdi'nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Bazı kişiler bu ateşi; sebepsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkesin bulunduğu yerden mutlaka göreceği tarzda bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki kıyamet alametlerinin meydana gelişi sırasında imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz. Böylece insanlar akıllarını, vicdanlarını, iradelerini kullanarak karar verirler. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı anlatılsaydı daha önce de belirttiğimiz gibi herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu sebeple kıyamet alametleri ile ilgili hadisler özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir. Ateş alametini de bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebepsiz yere çıkmaz, ya bir kaza, ya bir patlama gibi kasıt veya ihmal neticesinde çıkar. Hz. Mehdi'nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şeklinde çıkmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine uygun olarak çıkmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır. Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi’ni çok büyük bir ateş sarmıştır. - Kuveyt'te yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep olmaktadır. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karışmaktadır. Her gün 10 bin tondan fazla, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlar bulut gibi körfez üzerinde asılı durmaktadırlar... Yalnız Körfez değil, onun şahsında Dünya yanmaktadır. Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, -Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye'nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyor ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan'dan bile görülebiliyor. Hürriyet, 23 Ocak 1991 -Körfezde sönmeyen felaket haberleri Kuveyt'te ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yanıyor. Uzmanların "söndürmek son derece zor" dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye'den Hindistan'a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyeceği bildiriliyor. Ateşe verilen petrol kuyularından çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirletmektedir. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arz etmektedir. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlatıyor... Kuveyt'in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplayarak ülkeyi yaşanmaz hale getirmekte ve varlıklı olanlar Kuveyt'i terk etmektedirler. Dahran'daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag'ın NewYork Times'da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezi'ndeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumuşakça ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı vermektedir. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kanserojen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklanmaktadır. Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, s. 171 Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. Kamus Tercemesi, c. 1, s. 550 Berehut Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. Hadis-i şerifin ilk kısmında ateş için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasıyla meydana gelen bir durum olduğuna göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. Burada toprak altından çıkarılan petrole işaret edilmektedir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusudur. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline gelmektedir. "O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar." O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateş. "O ateş insanları, malları yakar bitirir." O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep olmaktadır. Bunun yanında malları yakarak, maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir. "Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır." O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılmaktadır. "Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir." O ateşin hem gündüz, hem gece devamlı yandığı anlaşılmaktadır. "O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur." O ateşin çok yükseklere kadar tırmandığına ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geldiğine işaret edilmektedir. "Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak." Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın mutad üzere alışık olduğu kırmızı "tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır. Tan Güneş doğarken ve batarken oluşan ve Güneş'in aydınlatma gücünün zayıflayıp, beyaz ışıktan kırmızı ışık yayar duruma geldiği vakitlerdeki hali. 19 Sahte Peygamberlerin Çoğalması Sahte peygamberlerin ortaya çıkışı, hadislerde haber verilen Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biridir. Son dönemlerde kendisinin Hz. İsa olduğunu iddia eden çok fazla sayıda kişi ortaya çıkmıştır. Her biri Allah'ın Resulü olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı gönderilmedikçe kıyamet kopmayacaktır.Tirmizi, Fiten 43; Ebu Davud, Melahim 16 Her birisi kendisinin Tek Mabud olan Allah'tan resul olarak gönderildiğini iddia eden altmış yalancının çıkması.Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 36 20 Dinin Şahsi Çıkarlar İçin Kullanılması Alimler ilmi sırf para kazanmak için öğrendiğinde… dini dünyalık karşılığında sattıklarında… hükmü sattıklarında…kıyamet yaklaşmış olacaktır. Ölüm Kıyamet ve Diriliş, sf. 480 Ahir zamanda öyle adamlar çıkacak ki, dinlerini dünya menfaatleri karşılığında satacaklardır. Tirmizi, Zühd, 60 Kim Kuran okursa mükafatını Allah'tan istesin. Zira son zamanlarda Kuran okuyup mükafatını insanlardan isteyen birtakım insanlar türeyecektir.Son Zamanlarla İlgili Hadisler, sf. 9 21 Büyük Olayların ve Hayret Verici Şeylerin Meydana Gelmesi Onun zamanında büyük hadiseler vuku bulacak.El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir. Mektubat-ı Rabbani, 2/258 Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri çıkış alametleri Resulullah Efendimizin irhasatına* benzer. Mektubat-ı Rabbani, 2/258 * İrhasat Hz. Muhammed sav'in peygamberliğinden evvel meydana gelen olağanüstü hallerdir ki, bunlar peygamberliğine delil teşkil eden olaylardandır. Hz. Muhammed sav'in doğumundan önce büyük ve olağanüstü olaylar meydana gelmişti. Doğduğu gece yeni bir yıldız doğmuş, ateşe tapan İran Padişahlarının sarayının 14 burcu yıkılmış, İran'da 1000 yıldır yanmakta olan Mecusi ateşi sönmüş, Semavi Vadisi sel suları altında kalmış, Save Gölü kurumuştu. Yukarıdaki rivayetlerde işaret edildiği gibi, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı da, Peygamber Efendimiz'inkine benzeyecektir. Onun çıkışı döneminde de büyük ve harika olaylar olacaktır. Rivayetlerin işaretine göre Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan Hicri 1400 Miladi 1979 yılı başlarında meydana gelen büyük olaylar - Kabe basıldı ve çok sayıda Müslümanın kanı akıtıldı. - 2500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü. - Hindistan'ın Bombay kentinde bir fabrikadan sızan gaz kişinin ölümüne yol açtı. - İki Müslüman ülke olan İran ve Irak arasında 8 yıl sürecek bir savaş başladı. - Ruslar, Afganistan'ı işgal etti. - Mexico City şiddetli bir depremle yerle bir oldu. - Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. kişi öldü. - Bangladeş'teki sel kişinin ölümüne sebep oldu. - Hristiyanlığın merkezi Roma'yı sular bastı. - 1986'da Çin'de tarihinin en büyük orman yangını oldu. - Hindistan Başkanı Gandi, Mısır Devlet başkanı Enver Sedat, İsveç Başbakanı Olof Palme öldürüldü. - Papa II. Jean Paul vuruldu. - 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi. - 1986'da uzay mekiği Challenger fırlatılışından sonra infilak etti. - 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi. - Ozon tabakasının delinmesi Dünya iklimi üzerinde çok olumsuz etkiler bıraktı. - Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı. - Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra Körfez Savaşı başladı. - Ermenistan'daki depremde kent harabeye dönüştü. kişi evini terk ederken, ölü sayısı aştı. - 1989 yılında Çin'de komünist bölükler tanklarla öğrencilerin üzerine yürüdü, Tiananmen Meydanı’nda 2000 öğrenci öldü. - Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı. - 1990 yılında Kabe'deki tüneldeki izdihamda 1400'den fazla hacı hayatını yitirdi. - 1991 yılında Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı. - Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı. - Ebola virüsü on binlerce kişinin ölümüne sebep oldu. - El Nino tüm dünya ülkelerine çok büyük felaketler getirdi. 22 Güneş'ten Bir Alametin Belirmesi Mehdi, Güneş'ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir. El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Güneş bir alamet olarak doğmadıkça Mehdi çıkmaz. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Güneş'te böyle büyük bir patlama olayı ilk kez, içinde bulunduğumuz yüzyılda meydana gelmiştir. Güneş Tutulması 11 Ağustos 1999 yılında gerçekleşen Güneş tutulması yüzyılın son tam Güneş tutulmasıdır. İlk kez bu kadar çok insan Güneş tutulmasını, hem de bu kadar uzun bir süre izleyebilmiş, inceleme fırsatı elde etmiştir. Bu tutulmada dikkat çeken bir nokta da Türkiye'nin bu tam tutulmanın en iyi izlendiği ülkelerden birisi olmasıdır. Bartın'dan Silopi'ye kadar, yaklaşık olarak 12 şehir ve 100 ilçe tutulmayı gözleyebilmiştir. Bu kadar işaretin birarada ve çok kısa bir zaman dilimi içinde art arda gerçekleşmesi tesadüf değildir. Bu işaretler inanan kullar için birer müjdedir. 23 Büyük Şehirlerin Yok Olması Büyük şehirler, dün sanki yokmuş gibi helak olur. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Hadiste bazı büyük şehirlerin savaşlar ve çeşitli doğal afetler neticesinde yok olacağına işaret edilmektedir. Birçok büyük şehir hep bu yüzyıl Hicri 1300-1400 içinde yok olmuş veya büyük tahribat görmüştür. Bu olaylar Hz. Mehdi'nin çıkış öncesi alameti olması açısından çok önemli birer delildir. Amerika'nın 1945 yılında Hiroşima ve Nagasaki'ye attığı atom bombası, burada yaşayan insanları sağ bırakmazken, kentin tamamını da yerle bir etmiştir. Allah Kuran'da geçmişteki pek çok kavmin türlü şekillerde helak olduklarını şu ayetlerle belirtmektedir Artık sen, onların kurdukları hileli-düzenin uğradığı sona bir bak; Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik. İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır. Neml Suresi, 51-52Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az bir zaman dışında onlarda kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. Onlara Varis olanlar Biziz. Kasas Suresi, 58 İşte ülkeler ve onların halkları, zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik. Kehf Suresi, 59 Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik. Enbiya Suresi, 11 Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık. Hud Suresi, 82 Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara geliverdi. Araf Suresi, 4 Bulunduğumuz yüzyıl içinde meydana gelen savaşlarda birçok şehir Berlin, Hamburg, Varşova, Leningrad, Bükreş, Londra... tamamen harap olmuştur. Bu şehirlerin inşası ancak çok sonraları mümkün olabilmiştir. 24 Depremlerin Çoğalması …Depremler çoğalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz. Kıyamet Alametleri, Peygamberimiz sav yukarıdaki hadisinde "depremlerin çoğalmasını" ahir zaman öncesinde meydana gelecek alametlerden biri olarak ifade etmiştir. Gerçekten de 20. yüzyıl da on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremlerle tarihe geçti. Kobe’deki şiddetli deprem, Türkiye’de, Tayvan’da, Yunanistan’da ve Meksika’da birbiri ardınca gelen depremler ahir zamana bakan çok önemli işaretler içermektedir. "Ümmetimde zelzeleler olur. Öyle ki, bu zelzelelerde on bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölür. Allah, bu ölümü muttakilere öğüt, müminlere rahmet, kafirlere ise azap kılar." İbni Asakır, Geleceğin Tarihi 1, Orhan Baytan, Mevsim Yayıncılık, Barınacak evler, sizi taşıyacak hayvanlar bulamayacağınız zaman yaklaşmıştır. Çünkü evlerinizi depremler yıkacak, hayvanlarınızı yıldırımlar yakıp kömüre çevirecektir. Nuaym bin Hammad, Geleceğin Tarihi 1, Hilafetin Arzı-Mu kaddeseye indiğini görürsen bil ki, artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet insanlara şu elimin başına olan yakınlığından daha yakındır. Ebu Davud, Cihad 37, Kütüb-i Sitte, cilt 14, Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceden gelip geçenlere çeşitli ithamlar ve bahanelerle hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarları, zelzeleyi yere batışı hasfı veya suret değiştirmeyi meshi veya gökten taş yağmasını kazfi bekleyin. Tirmizi, Fiten 39, Kütüb-i Sitte, cilt 14, Ahir zamanda eğlencelerin ve çengilerin meydan aldığı ve içkinin de mubah addolunduğu zaman yere batma, taş yağma zuhur edecek ve insan kılığından çıkma olacaktır. Hz. Sehl İbni Saad, Ramuz El Ehadis, cilt 2, İlim kalkmadıkça, depremler çoğalmadıkça, zaman kısalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz. Buhari, İbni Mace, Kıyamet Alametleri, IRAK SAVAŞI HZ. MEHDİ'NİN ALAMETİ Mİ? Beklenen Mehdi kitabının kısa sürede tükenen ikinci baskısından sonra gelişen dünya olayları ve Amerika'nın Irak'a saldırısı, işgali ve bu savaşta bölge ülkelerinin aynen Peygamberimiz sav'in hadislerinde bizlere belirttiği şekilde davranmaları konumuzla ilgili hadisleri gözden geçirmemize vesile olmuştur. Aşağıda yapmış olduğum ek çalışma ile bu savaşa ve olaylara bakan hadislerden bazılarını değerlendirdim. "Ordunun kayboluşu" "Hz. Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir." Naim Bin Hammad "Iraklıların parası kalmayacak" "Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak." Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. sf. 45 El Muttaki "Bağdat alevlerle yok edilir" Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir... Risaletül Huruc ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177, Kayıt 854 "Irak ve Şam'a Ambargo" Ebu Nadre dedi ki; Cabir yanında idik, şöyle dedi "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz kile, bir dirhem sevk olunmayacak". Dedik ki "Bu kimden dolayı olur?" Dedi ki "Acemler Arab'ın gayrısı bunu men' ederler." Sonra dedi "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy kile sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik. "Rumlar'dan dolayı" dedi. Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni "Irak yeniden yapılanır" "İnsanların en şerlileri Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. Ve Irak'taki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır." Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. sf. 254, El Muttaki "Irak Halkı Şam'a, Kuzeye Kaçar" Şerli kişiler Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. işte o zaman Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar. Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, sf. 210 "Şam'da fitneler" Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Mehdi emirinizdir. Mehdi Halifenizdir"demedikçe de fitneler bitmez. Risalet-ül Huruc-ül Mehdi... "Şam, Irak, Arabistan" "Resulullah şöyle buyurmuştur ...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir mekan bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır. İslam ümmeti orada belalara karşı bozkırlarda savaşacaklar. Hiçbir kimse, onların haline acıyıp; vah! vah! bile demeyecek. Onlar belayı bir taraftan defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır." Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. El Muttaki "...belalar Şam'ın etrafında dolanacak" "...Irak'ın üzerine çökecek." "...Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır." "Fırat ile Dicle arasında büyük savaş olacak" "Fırat ile Dicle arasında Zevra denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak. Kadınlar esir edilecek, erkekler ise, koyun kesilir gibi boğazlanacak." Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. sf. 38 El Muttaki "Irak'ın üçe bölüneceği" Resulullah bildirdiğine göre, Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar. Bir kısmı savaşır ve öldürülürler. Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın. Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar Küfe halkı üç kısma ayrılacak Bir kısmı, Süfyani'nin ordusuna katılacak. Onlar, Cenab-ı Hakkın yarattığı en kötü insanlardır. Bir kısmı onlarla savaşacak onlar Cenab-ı Hakkın şerefli kullarıdır. Bir kısmı da yağmacılara katılacak, onlar günahkarlardır. En-Necmu's Sakıb Fi Beyanı Enne'l Mehdi Min Evladı Ali Talib Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar "Masum çocukların öldürülmesi" …Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir melek 'hak onda Mehdi'de ve onun yanında olandadır' diye haykırır. Sabban isafur Ragibin
mehdi nin çıkış alametleri sizi çok şaşırtacak