etrafı tamamen türkiye topraklarıyla çevrili olan deniz hangisidir

Kozani Yunanistan’ın kuzeyinde ve Batı Makedonya idari bölgesi içerisinde, Selanik’in 120 kilometre güneybatısında bulunan bir kenttir. Etrafı Pieria, Vermio, Vourinos ve Askio dağları ile çevrili olan Kozani’de, kış aylarının soğuk ve kurak, yaz aylarının ise sıcak geçtiği karasal bir iklim hakimdir. MemduhiyeKöyü, Karasu, Acarlar Longozu ve Poyrazlar Gölü, Adapazarı Gezilecek Yerler. ADAPAZARI GEZİ REHBERİ Sakarya’da (Adapazarı) Gezilecek Yerler listemizi Poyrazlar Gölü, Karasu, Maden Deresi ve Acarlar Longozu olarak oluşturuyor, geç sonbahar hafta sonlarından birinde, uyanır uyanmaz yola . Okumaya devam et. Postedby ailemlegeziyorum.blogspot.com on 13:38. 1) Türklerin eğitimli kitlelerini her dönemde kıydırma projeleri yapılmış 80 ihtilalinde ve canakkalede vatansever ülkesine hizmet edecek insanlar kıydırılmıştır.İnsanlarımız 170 yıllık ekonomik esarete mahkum edilmiştir. 2) IMF ye olan borç dünya da hic gorulmedık Sultanpınar Yaylası Adapazarı Akyazı üzerinden ulaşılan bir yayladır. Yayla 1200 metre yüksekliktedir. Çevresinde de bolca bulunan yaylalarla birlikte bir plato görünümündedir. Yaylanın alt sınırlarında karışık orman, üst sınırlarda ise köknar ormanı bulunmaktadır. Sultanpınar Yaylası orman ile çevrili geniş ve TrakyaHakkında Detaylı Bilgi. Balkan yarımadasının doğusundaki bölgeye verilen isim. Trakya güney Avrupa 'da yer alan güney Bulgaristan, kuzeydoğu Yunanistan ve Türkiye 'nin Avrupa yakasını içeren tarihi çok zengin bir bölgedir. Türkiye sınırları içindeki yüzölçümü 133,080 km² olan bu bölgenin üç deniz ile Site De Rencontre 100 Gratuit Et Illimité. TÜRKİYE'DE TOPRAK TİPLERİ VE TOPRAK Hazırlık Çalışmaları SAYFA 110 LİSE COĞRAFYA topraklar hangi amaçla kullanılıyor? Bu kullanımda neler etkili olmuştur? eşyalardan hangilerinin ham maddesi topraktır? SAYFA 110 LİSE COĞRAFYA KİTABIKitabınızdaki Türkiye Toprak Haritası’nı inceleyerek soruları cevaplandırınız.*Kahverengi Orman topraklarının Karadeniz kıyılarında yaygın olmasının nedenlerini etkili olan Karadeniz iklimi - Okyanusal iklim ve buna bağlı olarak oluşan gür orman örtüsünün varlığıdır.*Terra-Rossa topraklarının Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olmasının nedenini etkili olan Akdeniz iklimi ve ana kayanın kireçtaşlarından oluşmasıdır.*Kahverengi ve Kestane renkli bozkır topraklarının iç bölgelerde yaygın olmasının nedenini iklim ve buna bağlı bozkırların varlığı iç bölgelerde bu toprakların yaygın olmasının temel azlığı ve cılız bitki örtüsü kahverengi ve kestane bozkır topraklarını oluşturmaktadır.*Kolüvyal ve Litosol toprakların iç bölgelerde yaygın olma nedenini ve litosol topraklar bitki örtüsünden yoksun eğimli yüzeylerin bulunduğu arazilerde oluşmaktadır. İç bölgelerimizde bitki örtüsü bakımından fakir olduğu için yüzeysel aşınma çok olur. Böylece eğimli yamaçlarda litosoller, dağların eteklerinde de Kolüvyal topraklar oluşmaktadır. Ayrıca bu bölgelerde yağışların düzensiz olması ve sağanak yağışlar sonucu oluşan sellerin çok olması.*Alüvyal toprakların dağılışında belirleyici faktör nedir?Alüvyal toprakların dağılışı akarsu biriktirmesinin topraklar akarsular tarafından oluşturulmaktadır, dolayısı ile dağılışları akarsuların dağılışına bağlıdır.*Ülkemizdeki toprak tiplerinin coğrafi dağılışlarını yağış-bitki örtüsünün dağılışı ile karşılaştırınız. Elde ettiğinin sonuçları defterinize oluşumunda en etkili faktör iklimdir. Çünkü fiziksel ve kimyasal ayrışma olayları, bitkilerin yetişmesi, toprağın yıkanması, topraktaki organik maddelerin parçalanması, topraktaki organizma faaliyetleri iklime bağlıdır. Yağış miktarı değiştikçe bitki örtüsü ve toprak tipleri de değişir. Örneğin Karadeniz iklimi ve bitki örtüsü olarak ormanların görüldüğü Karadeniz bölgesinde Kahverengi orman toprakları oluşurken, Karasal iklim ve bozkır bitki örtüsünün görüldüğü iç bölgelerde kestane ve kahverengi bozkır toprakları iklimi ve kireç taşlarının varlığına bağlı olarak Akdeniz ,Ege ve Marmara bölgelerinin kıyı kesimlerinde Kırmızı topraklar ve Sert Karasal iklim ve çayır bitki örtüsüne bağlı olarak Erzurum – Kars bölümünde Çernozyom toprak TOPRAK, SU VE BİTKİ VARLIĞI TÜRKİYE'DE TOPRAK TİPLERİ VE TOPRAK KULLANIMI COĞRAFYA KİTABI LİSE TopraklarKahverengi Orman Toprakları Orman örtüsü altında oluşan bu topraklar organik madde bakımından zengin olduklarından renkleri koyudur. Yıkanmanın fazla olduğu yerlerde asitli ve kireçsiz orman toprakları oluşmaktadır. Ülkemizde bu tip topraklar, Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında yaygındır. İyi yıkanmış bu topraklar çay ve kivi yetiştirmek için oldukça elverişlidir. Karadeniz İklimi ve Ormanlardan oluşan bitki örtüsünün olduğu yerlerde Akdeniz Toprakları Terra-RossaAkdeniz iklimi ve ana kayanın kireçtaşlarından oluşmasına bağlı olarak oluşan madde bakımından fazla zengin olmayan bu topraklarda genellikle turunçgil, bağcılık ve zeytin tarımı yapılmaktadır. Bu topraklar ülkemizde Marmara Bölgesinin güney kesimi ile Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak Bozkır Toprakları Bozkır sahalarında, yıllık yağış miktarının 400 mm'nin altında olduğu yerlerde oluşan bu topraklar, organik madde bakımından fazla zengin değildir. Ülkemizin iç kesimlerinde yaygın olan bu topraklarda genellikle tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Yazı Kurak Karasal İklim ve Bozkır Bitki Örtüsü altında oluşan Renkli Bozkır Toprakları Bozkır alanlarında yıllık yağış miktarının 400-600 mm olduğu yerlerde oluşan bu topraklar, organik madde bakımından zengindir. Ülkemizin iç kesimlerinde görülen bu toprakların bulunduğu alanlarda genellikle tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Yazı Kurak Karasal İklim ve Bozkır Bitki Örtüsü altında oluşan Kara Topraklar Karasal iklimde çayır bitki örtüsü altında oluşan bu topraklara Erzurum-Kars çevresinde ve Doğu Karadeniz Dağlarında rastlanır. Üzerinde gür otlakların bulunduğu bu alanlarda genellikle büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır . Yazı Yağışlı Karasal İklim ve Çayır Bitki Örtüsü altında oluşan topraklardır. TopraklarVertisollerVertisollerin yüksek tarımsal potansiyel özelliği vardır. Bu topraklarda her ne kadar düşük yağış nedeni ile nem eksikliği görülse de sulama ile vertisoller çok verimli tarım topraklarına dönüşebilir. Örneğin Trakya'da karakepir toprağı olarak tanımlanan vertisoller üzerinde buğday ve ayçiçeği tarımı yapılır. Bu topraklara Anadolu'da ise taş doğuran toprak denir. Kil oranı fazla olan bu toprakların işlenmesi Topraklar Kapalı havza veya eski göl tabanlarında oluşan topraklardır. Bu topraklarda tuz oranı fazla olduğundan tarım yapılamaz. Bu tip topraklara Tuz Gölü çevresinde ve Konya Ovası'nda TopraklarAlüvyal Topraklar Akarsuların taşıyıp biriktirdiği malzemelerden oluşan alüvyal topraklar; vadi tabanlarındaki düzlüklerde, akarsu birikinti ovalarında, delta ovalarında ve eski göl tabanlarında alüvyal toprakların görüldüğü başlıca alanlarKaradeniz kıyılarında; Bafra, Çarşamba ve Adapazarı kıyılarında; Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes kıyılarında; Çukurova, Amik Ovası, Silifke ve Antalya kesimlerde; Erzurum, Erzincan, Muş, Erbaa, Niksar ve Konya ovaları alüvyal toprakların geniş yer kapladığı topraklar, taşınan materyalin özelliklerine bağlı olarak killi, kalkerli veya kumlu toprakların horizonları gelişmemiştir. Toprak yüzeyi, akarsuların taşıyıp getirdiği malzeme ile sürekli kolay olan alüvyal topraklar, mineral ve organik madde bakımından zengin olduklarından verimleri oldukça yüksektir. Bu nedenle alüvyal toprakların bulunduğu yerler ülkemizin önemli tarım Topraklar Kolüvyal toprakların bulunduğu alanlar ağaç tarımının yapıldığı alanlar ile ormanlık sahalar olarak karşımıza tutma kapasitesi düşük olan bu topraklarda genellikle bağcılık ve bahçe tarımı Regosoller kumlu topraklar olduğundan yağış suları kısa zamanda toprağa sızar. Bundan dolayı ayrışma fazla olmadığından topraklar son derece geç gelişir. Ağrı ve Van'da bu topraklara SAYFA 112 LİSE COĞRAFYA KİTABIAşağıdaki toprak tiplerinin oluşumunda etkili olan faktörleri ve oluşum koşullarını karşılarına yazınız. Toprak Tipi Etkili olan Faktör Kolüvyal topraklar Eğimli Araziler, Bitki Örtüsünün Zayıf olması, Erozyon Litosoller Eğimli Araziler, Bitki Örtüsünün Zayıf olması, Erozyon, Aşınmanın sürekli olması Regosoller Volkanizma, akarsu biriktirmesi, yer şekilleri Alüvyal topraklar Akarsuların biriktirmesi, iklim, bitki örtüsü Terra- Rosa Akdeniz İklimi , Karstik arazi yapısı Ana kayanın kireçtaşlarından oluşması Kahverengi orman toprakları Karadeniz İklimi, Gür Ormanlar Kireçli orman toprakları Yağışların ve yıkanmanın az olması, Orman Bitki örtüsü, Ana kaya Kahverengi ve kestane renkli bozkır toprakları Yazı Kurak Karasal İklim, Bozkır Bitki Örtüsü Çernozyom Yazı Yağışlı Karasal İklim , Çayır Bitki Örtüsü Tuzlu Topraklar Arazinin Kapalı Havza Olması , Ana kaya , İklim ETKİNLİK SAYFA 113 LİSE COĞRAFYA KİTABI LİSE resimlerde ülkemizde toprak kullanım alanlarından bazıları verilmiştir.*Çevrenizde hangi ekonomik faaliyetler yürütülmektedir? Bunun nedenleri nelerdir? Sorusu sorularak;Resimlerden de faydalanarak çevremizdeki ekonomik faaliyetleri düşünelim ve bu faaliyetlerin toprakla bağlantısını anlamaya toprakla birlikte iklim şartları da kendisini gösterebilir;çeşitli farklılıklara yol çevrede, Tarım çalışmaları sebze, endüstri bitkileri, baklagiller, tahıl, çiçek yetiştiriciliği, Ormancılık, Bağ ve bahçe bitkileri yetiştiriciliği, toprağa bağlı sanayi tesisleri çimento, seramik, çinicilik yapılmaktadır. Çünkü yaşadığımız çevrede düz arazilerde tarla bitkileri, eğimli arazilerde zeytin, bağcılık, yüksek dağlık alanlarda ormancılık yapılması için yer şekilleri, iklim şartları uygundur. Yaşadığımız yere göre değişir.*Kitabımızdaki resimlerde görülen faaliyetler dışında ülkemiz topraklarından nasıl dışında ülkemiz topraklarından dikili araziler meyve bahçeleri ve bağlarÇayırlık ve mera alanları, Sanayi tesislerine hammadde sağlanması,yerleşim alanları,kara ve demir yolları şeklinde gördüğünüz ekonomik faaliyetleri toprakla ilişkilendirip örnekleri Tarımda KullanılmasıToprak, ekonomide ham madde olarak ve tarım açısından değerlendirilir. Ham madde olarak seramik, fayans, kiremit, tuğla, çimento gibi alanlarda kullanılır. Tarım açısından ormancılık, hayvancılık ve bitki yetiştirme açısından arazisinin % 36'sında tarım yapılmakta olup iklim ve toprak farklılığından dolayı yetiştirilen ürün çeşidi oldukça görüldüğü gibi tarla alanlarının büyük bir kısmında tahıl yetiştirilmektedir. Tahıllar içinde en çok ekimi yapılan ürün bitki türleri, bazı toprak türlerinde daha kaliteli ve daha verimli yetişir. Örneğin; çay fazla yıkanmış kireçsiz topraklarda, Antep fıstığı kurak bölgelerin kireçli topraklarında, yumrulu bitkiler patates, soğan, kereviz, pancar kumlu yani hafif bünyeli topraklarda, üzüm bağları kumlu, çakıllı topraklarla kumul sırtları üzerinde daha iyi yetişmekte ve daha fazla verim ÇALIŞMASI SAYFA 114 LİSE COĞRAFYA KİTABIKitabınızdaki Türkiye arazi kullanım haritasından faydalanarak;*Haritada yaşadığınız yeri bularak burada topraklardan hangi amaçlarla kullanıldığını söyleyiniz?Bu soruyu cevaplandırırken harita üzerinde yaşadığınız bölgeyi bulunuz harita lejant bölümünden o bölgede yapılan faaliyetleri bitkileri alanında, Bağ ve bahçe kültürlerinde, Tarım alanları, Ormancılık alanında faydalanılmaktadır.*Kuzeydoğu Anadolu’da toprak daha çok hangi amaçla kullanılmaktadır? Nedenini söyleyiniz?Otlak çayır alanları yaygın olup buralarda büyükbaş hayvancılık faaliyetleri yaygın olarak yapılmaktadır. Buranın yükseltisi fazla iklim tarıma çok uygun değil, yaz yağışları uzun boylu çayırları oluşturmuştur. Arazide dağlık ve engebeli olması buralarda hayvancılığı buralarda çöküntü ovalarında tarım faaliyetler, yüksek alanlarda ormancılık faaliyetleri yapılmaktadır.*İç kesimlerde toprak en çok hangi amaçlar için kullanılmaktadır? Neden ?İç kesimlerde arazi daha çok tarım tarlaalanlarından oluşmuştur. Ayrıca otlak ve çayır alanları mevcuttur. Az olarak ta bağ ve bahçe alanları vardır. Çünkü bu bölgelerde arazi düz tarıma uygundur. Ancak iklimin karasal olması bağ ve bahçe alanlarını kısıtlamış, bölgelerde var olan bozkırlar ise mera alanlarını oluşturarak özellikle küçükbaş hayvancılığın gelişmesine imkân vermiştir.*Topraklardan kullanımında, kıyı ile iç kesimler arasında ne gibi farklılıklar vardır?Ülkemizde kıyı kesimlerde arazinin çoğu endüstri bitkileri, orman, bahçe ve bağ bitkileri gibi alanlarda kullanılmaktadır. Bu bitkiler hem daha fazla yağış isteyen, hem de birçoğu kış soğuğuna dayanamayan kesimlerde ise daha çok tarla bitkileri çayır ve mera alanları su isteği az olan kuraklığa dayanıklı tahıllar, baklagiller ve bozkırlar ise mera alanlarını oluşturarak özellikle küçükbaş hayvancılığın gelişmesine imkân vermiştir. Buralarda endüstri bitkileri yetiştiriciliği ve ormanlar azdır. Bağ ve bahçe bitkileri de az yer tutar.*Tarım alanları nerelerde yoğunlaşmıştır? Nedenini çok iç kesimlerde yoğunluk incelendiğinde bu bölgede özellikle iklim şartları çok elverişli olmaması su problemi bölgede tarla tarımını kesimlerde tarımsal faaliyetler daha çok bağ bahçe , endüstriyel bitki yapısı da tarım alanları bakımından son derece geniş düzlükleri Hayvancılıkta KullanılmasıMaki ve çalılıkların yaygın olduğu yerlerde kıl keçisi; bozkır alanlarında koyun, çayırların yaygın olduğu yerlerde sığır; dut ağaçlarının yaygın olduğu yerlerde ipek böcekçiliği; çiçekli bitkiler, çam ormanları meyve bahçelerinin yaygın olduğu yerlerde ise arı yetiştiriciliği yaygın olarak YARARLANMA ŞEKİLLERİORMANLARIN DOĞAYA ETKİLERİSuyu düzenlemeToprağı korumaİklimi etkilemeDoğayı koruma ve güzelleştirmeOrmanlardan elde edilen ürünlerAsıl Orman ÜrünleriTomruk, parke, mobilya, sunta, kâğıt, kontra plak telefon direği, odun Orman ÜrünleriReçine, sığla yağı çam kozalağı, ıhlamur, keçi boynuzu, defne yaprağı DIŞI ETKİNLİK SAYFA 116 LİSE COĞRAFYA KİTABI*Ormanlarımızın kıyı bölgelerimizde yoğunlaşmasının nedenlerini bölgelerin nem ve yağışın fazla olması ağaç yetişmesine daha uygundur. Ormanlar tahrip edilse nem ve yağışın fazla olması nedeniyle kendini bölgelerde nem ve yağış özellikleri ağaç yetişmesini kısıtlamıştır ve önceleri var olan ormanlar tahriplerle yok edilmiştir. Tahrip edilen yerlerde nem ve yağışın az olması nedeniyle orman kendini yenileyemediği için iç bölgeler orman bakımından fakirleşmiştir. Yani iç bölgeler günümüzde orman bakımından fakirdir , geçmiş dönemlerde iç bölgelerde zengin orman alanları vardı.*Ormanlardan elde edilen asıl ve yan ürünler nelerdir?Asıl ürünler Tomruk, Tel Direği, Maden Direği, Parke, Mobilya, Sunta, KontrplakYan ürünler Reçine, Sığla Yağı, Kozalak, Keçi Boynuzu, Defne Yaprağı, Ihlamur, Çıra*Ülkemizde orman ürünleri sanayisi nerelerde gelişmiştir? Hangi orman ürünleri elde edilmektedir?Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kıyı Ege ve Adana Bölümleri orman ürünleri sanayisinin en fazla geliştiği Ürünleri SanayisiAğaç malzemeden üretilen tüm malzemeler orman ürünleri endüstrisine girer. Karadeniz Bölgesi’nde hammadde fazla bulunduğundan burada kereste fabrikaları Düzce, Bartın, Ayancık, Rize, Ordu, Ardeşen, Burdur, Antalya ve Isparta’da Sanayii Adapazarı, Ankara, İnegöl, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de gelişmiştir. Türkiye mobilya ürünlerini ihraç fabrikaları İzmit, Balıkesir, Giresun, Zonguldak, Taşucu, Dalaman, Bolvadin, Bartın ve Denizli çevresinde Sanayide KullanılmasıSeramik, porselen, çömlek, tuğla ve kiremit üretiminde kullanılan ana ham madde kildir. Geçmişte geleneksel el sanatları şeklinde yapılan seramik ve çömlek üretimi, günümüzde büyük ölçüde fabrikalarda yapılmaktadır. Özellikle 1984'ten sonra kentleşme ile birlikte inşaat sektöründeki gelişmeye paralel olarak artan talebi karşılamak için tuğla, kiremit, seramik, fayans vb. gereçler üreten çok sayıda tesis ve kiremit üreten tesislerin yoğunlaştığı başlıca alanlar; Manisa, İzmir, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Çorum, Tokat, Kastamonu ve Bartın' sanayisinin geliştiği başlıca alanlar ise Kütahya, İzmir, Bozüyük, Söğüt Bilecik, Çan Çanakkale, İstanbul ve Kocaeli'dir. Hâlen ülkemizin birçok yöresinde küçük atölyelerde seramik ve çömlek üretimi ülkemizden bazı Avrupa ülkelerine önemli miktarda kil ihraç ÖDEVİ SAYFA 116 LİSE COĞRAFYA KİTABITürkiye de ham maddesi toprağa dayalı fabrikaların nerelerde kurulduğunu ,bu fabrikalarda nelerin üretildiğini fabrikalarıHammaddesi kolay temin edilir. Her bölgede inşaat sanayiinde kullanılır. Ayrıca ulaşım masrafları maliyeti artırır. Bu nedenle çimento fabrikaları Türkiye’nin her bölgesine dağılmıştır. İstanbul, İzmit, Adana, İzmir, Elazığ, Mersin, Yozgat, Denizli, Adıyaman, Ordu gibi merkezler bunlardan fabrikalarıİstanbul, Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop’ta cam fabrikaları bulunmaktadır. Ülkemiz cam ürünleri üretiminde ve ihracatında Dünya’da sayılı ülkeler fabrikalarıÇanakkale, Bilecik, Kütahya, İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Üretimin bir kısmı yurt dışına ihraç fabrikaları;İzmir-Salihli arası, Manisa, Uşak, Afyon ve Kütahya’ fabrikalarıBolu, Eskişehir ve Bartın’dadır. Etrafı tamamen Türkiye topraklarıyla çevrili olan deniz aşağSoru NOT Sorunun cevabını görebilmek için soruya ait şıklara tıklayınız. Eğer sorunun doğru cevabı göremiyorsanız sorunun bulunduğu testi çözmek zorundasınız. Soruların doğru cevapları sadece testi çözerken görüntüleyebilirsiniz. Bu soru Coğrafya 3 kategori içindeki 2018-2019 2. Dönem AÖL Coğrafya 3 Çıkmış Sorular testinde yer almaktadır. Bu soruya benzer diğer soruları test içeriğine gidip çözebilirsiniz. Hepinize başarılar Yorumları Yorum Ekle Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin en önemli stratejik sektörlerinin başında, denizciliğin geldiğini anımsatan CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, Denizcilik sektörüne son 18 yılda gereken yatırımların yapılmadığını, birçok altyapı sorunu yaşadığını belirterek, meclis araştırması istedi. Kara ve demiryolları kadar deniz yollarının da yapısal anlamda geliştirilmesi gerektiğinin önemine vurgu yapan Serter, Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik konumdan dolayı denizciliğin geliştirilmesi, güçlendirilmesi ve sektörün yapısal sorunlarına çözüm yolları bulunması gerektiğini YÜZDE 1’LİK BÜTÇEDünyanın büyük ve özellikle denize kıyısı olan ülkelerde Sanayi Devrimi ile başlayan kentleşmenin öne çıkardığı konuların başında ulaştırmanın geldiğini anımsatan CHP’li Serter, ulaştırmanın üç ana sektörü olan kara, demir ve deniz yollarının aynı zamanda milli güvenlik konusu olduğunu vurguladı. 8333 km sahil şeridi olan Türkiye için denizciliğin, kara ve demir yolu ulaşımı kadar önemli olduğunun altını çizen Serter, “Bu nedenle, denizcilik politikaları da bir o kadar önem taşımaktadır. Ancak bugün ülkemizde gelinen nokta bize, son 18 yılda Ulaştırmaya dair var olan Bakanlık bütçeleri içinden toplam sadece yüzde 1'Iik bir bütçenin denizcilik sektörüne ayrıldığını bize gösteriyor. Denizcilik sektörünü birçok alanda ekonomiye katkı anlamında da kullanabilecek bir ülke olan Türkiye'nin deniz yolu taşımacılığını hem yük taşımacılığı hem de yolcu taşımacılığını arttırma noktasında geliştirilmediği sorgulanmalıdır” eleştirisinde KAPASİTESİ ARTIRILMALIDIRTicari açıdan bakıldığında, yük taşımacılığı açısından liman kapasitelerinin arttırılması gerektiğini, bunun pandemi sürecinde daha görülür hale geldiğini söyleyen Serter, “Dünya üzerinde yük taşımacılığında etkin olan Asya ülkelerinden ülkemizin limanlarına yanaşan ticari gemilerin bu süreçte ücretlerinde yaşanan devasa artış ortadayken bu konu daha da ciddiyetini arttırmıştır. Bu noktadan bakıldığında da deniz taşıma filosunun kapasitesinin ve verimliliğinin artırılmasına dönük yatırımların teşvik edilmelidir. Dış ticaret taşımacılığının millî bayraklı gemiler tarafından yapılarak filonun deniz taşımacılığından daha fazla pay alması sağlanması gerektiğinin de not edilmesi gerekmektedir” önerisinde KOMİSYONU KURULMALI2021 Merkezi Yönetim Yatırım Programında Denizcilik Genel Müdürlüğü için ayrılan payın 11,3 milyon TL, Ulaştırma Bakanlığı bütçesinin de 15 milyar 102 milyon TL olduğunu belirten Serter, Denizcilik sektöründe yaşanan istihdam problemlerine dikkat çekerek, “Tüm bu noktalar itibariyle sektöre dair yakın gelecek için acilen bir vizyon çizilmesi, güncel sorunlara dair çözümler bulunması ve denizcilik sektörünün etkinliğinin arttırılması için komisyon kurularak konunun araştırılması gerekir.” Türkiye'nin etrafında, Ege, Akdeniz, Karadeniz olmak üzere 3 tane deniz vardır. Yazar eXpressCevap BMDHS IX. bölüm “kapalı veya yarı-kapalı deniz” kavramlarının tanımı, 1975 tarihindeki toplantının sonunda III. DHK’nın II. Komitesinin başkanı olan G. Pohl tarafından yapılmıştır ve BMDHS’de de bu tanım, üzerinde düzeltilme yapılmaksızın kabul BMDHS yer verilen “kapalı veya yarı-kapalı deniz” tanımı şu şekildedir “İki veya daha çok devlet tarafından etrafı çevrili ve bir başka denize veya okyanusa dar bir boğazla bağlanan veya tamamen veya büyük bir bölümü iki veya daha çok devletin karasularından ve münhasır ekonomik bölgesinden oluşan körfez, havza veya denizdir.” Bu tanım incelendiğinde iki ayrı kategorinin yer aldığı görülmektedir a Etrafının birden fazla devletle çevrili olduğu ve diğer denizlere dar bir boğazla bağlanan deniz alanları. b Suları birden fazla devletin karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinden oluşan deniz alanları. Öncelikle belirtmek gerekir ki, deniz alanları diye belirtilen alanlara, maddede açıkça görüldüğü üzere, denizin yanı sıra havza ve körfezler de dâhil edilmiştir. Bunlar, coğrafî kavramlardır. Özellikle, bu tanım çerçevesinde, okyanus körfezlerinin de “kapalı veya yarı-kapalı deniz” kavramına dâhil edilmesi, tanımın en önemli eksiklilerinden biri olarak Ayrıca, dikkat edilmesi gereken husus, coğrafî kavramların hukukî olarak tanımlanmaya çalışılmasıdır. BMDHS bağlamında yapılan tanımlamada, açıkça görüldüğü üzere, coğrafî veriler, sayısal özellikler gibi unsurlara yer verilmeksizin, doğrudan hukukî kavramlarla açıklanmaya çalışılmıştır. Özellikle karasuları ve münhasır ekonomik bölge gibi hukukî terimlerin bu amaçla kullanıldığı belirtilebilir. Fakat, coğrafî veriler dışında, birtakım coğrafî terimlerin kullanılması yine de eleştiri konusudur. 86 SYMONIDES J.,The Legal Status of the Enclosed and Semi-Enclosed Seas, GYIL, vol. 27, 1984, s. 323. Bunun yanı sıra, diğer bir önemli husus ise, en az iki devletin bu deniz alanlarına kıyısı olması şeklinde yapılan düzenlemedir. Burada, BMDHS’nin bölgesellik anlayışının ön plâna çıktığı görülmektedir. Öte yandan, bu denizler çevresinde en az iki devletin kıyısının bulunması gerektiği şeklindeki düzenleme, coğrafî anlamda bu kavramlar dâhiline girebilecek birtakım deniz alanlarının dışlanmasına da sebebiyet Bir diğer önemli husus olarak, maddeyi oluşturan cümlenin ilk kısmı “kapalı denizler” kavramını çağrıştırırken, ikinci kısım “yarı-kapalı denizler” kavramını çağrıştırmaktadır. Her ne kadar, bu şekilde bir ayrıma gidilmemiş olsa da, düzenlemenin bu yönde olduğu ifade edilebilir. Vukas, yer alan tanımda bu şekilde bir ayrım düşünülebileceğini, fakat, özellikle maddenin tümü göz önünde bulundurulduğunda, maddenin hazırlayıcılarının bu şekilde bir ayrımı istemediklerinin anlaşıldığını Gerçekten de, gerek gerekse düzenlenişleri bakımından, bu iki kavram arasında bir ayrım gözetilmesinin gerek olmadığını göstermektedir. Bu bağlamda, yukarıda yapıldığı gibi bir ayrıma gerek olmadığı belirtilebilir. Bu görüşlerin yanı sıra, Glassner, düzenlemeyi, iki kavramın birbirine eşitlenmesinin bir anlamı olmadığı, eğer bir denizin diğer denizlere çıkışı varsa onun kapalı deniz olmayacağı şeklinde savlayarak Oysa, bazı yazarlar, kapalı deniz kavramının ve yarı- kapalı deniz kavramının, BMDHS’de eşanlamlı veya birbirlerinin yerine kullanılan kavramlar olarak algılanabileceğini Gerçekten de, gerek BMDHS’nin bu kavramları düzenleyişi, gerek devletlerin uygulamaları ve gerek doktrinin bu konuyu ele alış biçimi değerlendirildiğinde, her ne kadar en azından coğrafî olarak bu iki kavram arasında fark olsa da, bu kavramların birbirleri yerine kullanılabilecekleri kabul edilmelidir. 88 Örneğin tamamı Kanada toprakları ile çevrili ve Kanada tarafından tarihsel körfez olup olmadığı tartışmaları yapılan Hudson Körfezi; tamamen Türkiye Cumhuriyeti topraklarıyla çevrili iki ucunda da bulunan boğazlar aracılığıyla diğer denizlere bağlanan Marmara Denizi; Endonezya Takımadaları içerisinde yer alan ve tamamen Endonezya topraklarıyla çevrili Cava, Flores ve Banda Denizleri; tamamı SSCB topraklarıyla çevrili Beyaz Deniz, Kara Denizi ve Laptev Denizi ve yine tamamı SSCB topraklarıyla çevrili olan ve Kerç Boğazıyla Karadeniz’e çıkışı olan Azak Denizi. Fakat, Azak Denizine ilişkin bir belirleme yapılması gerekmektedir. Buna göre, SSCB’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan devletlerden Rusya ve Ukrayna’nın Azak Körfezine kıyısı olması, bir anda bu körfezi tekrar BMDHS’nin IX. bölümüne tâbi kılmıştır. 89 VUKAS, 2004, s. 269-270. 90 GLASSNER Neptune’s Domain A Political Geography of the Sea, Boston, 1990, s. 52. 91 SYMONIDES, 1984, s. 323; KOVALEV, s. 154. Sonuç olarak, BMDHS’nin IX. bölümünü teşkil eden ve ve düzenlenen “kapalı veya yarı-kapalı denizlere” ilişkin düzenlemeler, görüşmeler sırasında yapılan tartışmaların aksine, bu denizler için “özel bir statü veya rejim” special status or régime ortaya koymamaktadır. Bu bölüm, sadece bu denizlere kıyısı olan devletlere, gerektiğinde üçüncü devletlerin de katılmasını sağlayarak bir işbirliği içine girmelerini öngörmektedir. Bu görüş, doktrin tarafından da dile Bu işbirliği de, bölgesel ağırlıkta olacaktır. Özellikle, deniz çevresinin kirlenmesinde ve kaynakların kullanılmasında bu işbirliği çok önemlidir. Bu bölgesel işbirliği, üçüncü devletlerle de işletilecektir. Bilhassa, balıkçılık alanında, daha önceden o denizlerde avlanan kıyısı olmayan devletler bu işbirliğinde mutlaka hesaba Bunun yanı sıra, belirtildiği gibi, özel bir rejimin bu denizler için öngörülememiş olması, bu denizlere ilişkin ayrı bir uluslararası rejimin uygulanmasını gerektirip gerektirmediği sorununu da beraberinde getirmektedir. BMDHS’nin IX. bölümü kapsamında yer alan denizlere ilişkin ayrı bir rejimin düzenlenmemiş olması, bazı yazarlar tarafından, bu rejimin, ilgili denizlere kıyısı olan devletlerin aralarında yapacakları antlaşmayla düzenlenebileceği yorumlarına neden Bazı yazarlar ise, bu denizler için ayrı bir rejimin gerekli olmadığını, BMDHS’nin diğer bölümlerindeki ilgili hükümlerin bu denizler için de uygulanabileceğini Sonuç bölümüne geçilmeden evvel belirtilmesi gereken bir son nokta da şudur III. DHK’da IX. bölüme ilişkin yapılan tartışmalar esnasında, başta SSCB olmak üzere bazı devletler, Akdeniz gibi büyük ve uluslararası seyrüseferde sıklıkla kullanılan bazı denizlerin bu kapsam dâhilinde değerlendirilmemesini 92 EL-HAKIM The Middle Eastern States and the Law of the Sea, Manchester, 1979, s. 67. 93 MIOVSKI L., Solutions in the Convention on the Law of the Sea to the Problem of Overfishing in the Central Bering Sea Analysis of the Convention, Highlighting the Provisions Concerning Fisheries and Enclosed and Semi-Enclosed Seas, SDLR, vol. 26/3, 1989, s. 561. 94 KOVALEV, s. 155-156. 95 GLASSNER, 1990, s. 52-53; III. DHK’da, 1974 tarihli 38. toplantıda Yunan temsilcisi Theodoropoulos yapmış olduğu belirlemede de bu konu üzerinde durmuş ve hemen hemen tüm yarı- kapalı denizlerin hâlihazırda üzerinde görüşülen taslak antlaşmanın hükümlerinde ve mevcut uluslararası belgelerle ve bölgesel anlaşmalarla kapsanmış olduğunu belirtmiştir. Bkz, A/ 14 13 Ağustos 1974, s. 277. 96 SSCB delegasyonuna göre, Akdeniz, bu kategoriye girmemelidir, çünkü geniş bir denizdir ve ayrıca devletler tarafından açık deniz olarak kullanılmaktadır. Bunun dışında, Finlandiya da bu duruma ilişkin verdiği teklifinde, iki veya daha çok devletle çevrili olma ve iki veya daha fazla çıkışla açık denizlere bağlanma şartını korurken, kıtaları ayıran geniş deniz havzalarının ve kendi içlerinde yarı- Bazı devletler ise, bu kavramların belirgin olmadığını belirterek, kabul edilecek bir sözleşmede bu kavramlara yer verilmemesi gerektiğini iddia Her şeye rağmen, BMDHS’nin IX. Bölümü, yukarıda anlatıldığı şekilde kabul edilmiştir.

etrafı tamamen türkiye topraklarıyla çevrili olan deniz hangisidir